Kendine ne denli güvenip ne denli gücendiğini açıklama yolunda elini koy taşın altına! Bu gücenmeler, bu hayat kalfalıkları ve sana eklenebilecek şeylerin kısıtlandıkça, kendinden uzakça yaşamanın getirisiyle bir ölümlenme çökmüştü başından aşağıya. Hanidir senin o kendine hâkim olup taşlıklardan ayıkladığın bu gururun? Hani ki tutuyordun sen kendini? Hani veriyordun sadakasını dürüstlüğünün? Biraz ötemiz Latin Amerika, Georgia, Atlanta ve birçok eyaletler... Savaşının kendinle başladığı noktada küçük kız çocuklarına karşı kendini tutmak, ne farkın kalırdı abinden oysa? Aksi takdirde bulunup bir yerlerde, karşına kendin gibi insanların çıkmasıyla yankılanan bir sözdü belden aşağı. Birikmişliğin ve saç baş yoldurucu yalnızlığın yanında bir kordu yaşamak. Söndürmesi epey zor, geride kalacakları düşledikçe epey sığ ve mücadeleci. İçimi dökmüyordum bugünlerde, içimden içre bir nehir vardı ki akıntısı lavdan, hardan, hurdan, bir avuç kürdan...