Kayıtlar

Şubat, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Festival

    Bir kahve kupasından naralar duyuyorum, Ortadoğu'dan. Bir varoşluk seziyorum el ettiğin çokça çizgide. Alnında bile, hele bittabi külün konduğu başlarda. Kesik başlarda, bana bir rahip yolla, hahamlar gibi sahtekâr, imamlar gibi tacir olmasın. Bre fehle baba! Bir tasavvur eyle ki geleceği, öyle çekilip kalsın damarımda kan! Nice yirmiler, nice kırklar, üçler, beşler, yediler istediler de bu yoksulluğu onlara bahşedilmedi kırk üzümün teke düşüp serihoş ettiği akşamları. Nahoş gürültülerle yükle beni bagajına, annemi tutup elinden çıkar o bayırdan yukarı ve geç dalganı "pembe bir top" edalarınla. Bağbozumu yakındır.

Ramazan

   Burukluğum bu çocuk aklı sehvendedir bilgeliğime. Ne içün bir tutagelen? Hristiyan kadın belki elleriyle gül bırakacak üzerime. Bana, mezarlıklar idaresince şerefime dağıtacak pirinci. Reddedildikçe sersilecek bu çöküntünün koskoca yağmur ormanları. Bu ülkenin yüzde doksanı, bilemedin en az seksenidir yağmur ormanları. O yere serilen örtü üzerinde, neşeng günler yadımı aparır cavan olduqum vaxtlara.  Oysa men, menim haqqımda desinler... Desinler ardımdan; "Tanık oldu o izdivacına sevdiğinin" Kral yok, hele rahmet yok o kraldan koca kalpağıyla Getireceği yok, kör bak umut zerkli paltoya Kaldırılsın bu sınırlar, bu uğursuzluk silahsız bir orduya. Değsin en çok genç iken koşuklara yazıldığım.  "Gidiyorum boğulmaya", cavanlığın olduğu, orada!