Ramazan
Burukluğum bu çocuk aklı sehvendedir bilgeliğime. Ne içün bir tutagelen? Hristiyan kadın belki elleriyle gül bırakacak üzerime. Bana, mezarlıklar idaresince şerefime dağıtacak pirinci. Reddedildikçe sersilecek bu çöküntünün koskoca yağmur ormanları. Bu ülkenin yüzde doksanı, bilemedin en az seksenidir yağmur ormanları. O yere serilen örtü üzerinde, neşeng günler yadımı aparır cavan olduqum vaxtlara.
Oysa men, menim haqqımda desinler...
Desinler ardımdan; "Tanık oldu o izdivacına sevdiğinin"
Kral yok, hele rahmet yok o kraldan koca kalpağıyla
Getireceği yok, kör bak umut zerkli paltoya
Kaldırılsın bu sınırlar, bu uğursuzluk silahsız bir orduya.
Değsin en çok genç iken koşuklara yazıldığım.
"Gidiyorum boğulmaya", cavanlığın olduğu, orada!
Yorumlar
Yorum Gönder