Yapısal Değerler
İhsan beklenir mi bilinmez aşüfteden. Müstağni kimselerle birlik olma gayesindeyken bekleyişin dikenleri sarmakta bedenimi. Zihnimin pürüzleşen çakıllı zemininde pek ot bitmiyor artık. Sincaplar da gezmiyor böylece orada. Ben orada dirseklerim ve dizlerim çürüyüp etimden parçalar bırakarak sürünüyorum. Gömleğim, şalvarım paramparça, kasketim başımı güneşten koruyamayacak kadar bitap. Etrafta birini görsem soracağım "Bu yol nereye varmakta?" veya "Hangi bacaklarımı kullanmalıyım böylesi yolu bitirmek için?". Cevap, keskin uçlu, kırpaz biçimde yok. Zira "gelecek" dünün, bugünüydü.
Yorumlar
Yorum Gönder