Toprak'ı beklerken.

   Bunun asla var olmamış olduğunu başlık aracılığıyla aktarıyorum. Toprak biraz ekşi, biraz tatlı bir tip, Toprak söylediklerimi ben kelime sarfiyatına girmeden havada kapan, buna istinaden eyleme geçen ya da eylemlerimi destekleyen biri. Toprak belki var oluş yolunda birkaç adımı hor görmeden üzerime gelme taklidi yaptı. Belki Toprak bir yerlerde kayıp ve asla bulunmamayı bekliyor. Hoş, ona mahsus değil, ben de bekliyorum. Çaba göstermediğin şeyler ayağına gelir mi ki? Olsun, yine de bekliyorum ben. Böyle biri, böyle bir fikir olmasa bile, yine beklemek güzel şey.

   Postalları yaz havasında kilitlendikleri yerden çıkarmak da bana kalmıştı. Oysa ne giydiğimi, ne takıp takıştıracağımı bana söylese fena olmaz gibi. İnsan emirler bekliyor ama ben hariç. Ben sevmiyorum emir beklemeyi. Bir termofora doldurmak lazımdı sabahı, sıcaklığım kuşkulara kansın da beklemek böyle acı vermesindi. Bekliyorum efendim, gelecek. Biliyorum efendim, gitti ancak gelecek. Ve geldiğinde Toprak, temelli gelmeli. Bu hikâye Godot'ya dönmeli belki de.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ziynet

Yol gözümü dağlıyor.

Yaradılış gayesi