Yeni düşman olmaz elinden düştüğün adamdan. Bi' adam düşün ki paramparça fakat bir arada tutmak istemekte kalan değerlerini. Neyse, velhasıl, tersine denk gelme.
Yine sana askerlik anılarımı anlatayım mı sen ellerini yüzümde gezdirirken? Veya senin uğruna hiç yapmam dediğim şeyleri bir bir yapayım. İnsan büyük lokma yiyip büyük konuşmamalı. "Asla" dememeli hiç farz-ı misâl. Sana terbiyesizliklerimizi, yaramazlıklarımızı hatırlatayım mı yıldızlar üstümüzü örterken, sen karanlıktan korkarken memelerinin arasına gömeyim mi başımı? Türlü komikliklerle güldüreyim veya ellerimle yemekler hazırlayayım mesela sana, bir yatakta oturup film izlerken dondurmanın hiç iştah açıcı durmamasından söz edelim. Tüm kıllarımdan tiksin benim ama inatla göğsümde gezsin buselerin. Ya da evlilik dışı bir milyon çocuğumuzu sokağa atalım ha ne dersin? Bin cana kıyalım seninle, bizimle olmak isteyip asla olamayacak bin cana teker teker kıyalım. Tarihi çarptıralım, tektonik levhalar bile kıskansın halimizi, böyle tutulmayı ay, güneş dahi görmemiş olsun. Plüton'u tekrar gezegen ilan edelim. Birbirini seven iki kişi Tanrı huzurunda evli sayıls...
Şerefimi ve keyfimi günbegün kaçıran bu soğuk, kışın sıkıntısı ve bir avuç insanla hayatta kalma eylemimin getirisi olarak kuşkuyla tırpanladığım bu kurumuş otlar. Kesilen suyumuz, hiç küllük yüzü görmeyen sigaramla günlük iş arayışı, broşür dağıtımı ve hayallerimin her geçen saat hevesle kaçışı benden, bir piyanist mi, chanteur mü yoksa Veysel'in bir ayakkabı içine bıraktığı üç beş kuruş bozukluğu mudur beni alıkoyuverecek kim bilir? Nasıl çeliğe çift su verildiyse, nasıl dağlar yaratıldıysa babam için, nasıl ailem bayat bir kurabiye misali dağıldıysa, öyle istiyorum beni görmeni bu müşkül vaziyette. "Bitmez sandı yoksul beynin, sorma artık kimim neyim..."
Bir filozofa sorsan eminim insanın içgüdüsüyle, çoğalma gayesiyle varlığını anlatır sana. Ben aşktan söz ederdim misal, bir şeyi, birini sevmek uğruna yaşamak en iyisi gibi geliyor zira gözüme. Bir bilim insanı "Senin cinsel organını onun cinsel organına sokmanı istemenin adıdır aşk." diyebilir elbette, yaradılış gayemiz budur onun için nasıl olsa. Bilemiyorum, anlaşılmayalı o kadar oldu ki kafasını ve bacağını sürekli sallayıp suratıma bön bön bakan bir herifin varoluşu bile canımı sıkıyor olabilir. Umutların adı bir sevdadan mıdır, bahar geliyor, ondan mıdır bu kötürüm düşüncelerim. Bunları bilmek bana bir lütuf olurdu fakat sıcaklığın kol gezdiği bu nemli saatlerde düşünmem gereken başka şeyler var.
Yorumlar
Yorum Gönder