İstemez

   Ben yaradanla konuşurum. İnsanlık var gücüyle, koşar adım uzaklaşır benden. Ben ise çiçeklerin açtığı, güneşin de alnımızdan öptüğü yerleri mesken tutarım. Çocukluğumu bir Pazar kahvaltısında arayıp anamın odun ateşinde demlediği, is kokan elleriyle siniye yerleştirdiği demlikleri tutarım. Bırakın, yansın avuçlarım, sobaya sarılıp yarına iyileşmeyi bekleyeyim. Eklemlerim rükûya eğildikçe çatırdasın, adı hasret olan her şey burnumda tütsün. Cennet Mahallesi oynasın akşam saatlerinde, babamın "Tavuk gibi yatın, horoz gibi kalkın" çınıltıları kulak zarımı tırmalasın. Bir hayvan olmayı dileyeyim böylece, adı en güzel şeylerin hasret olduğu yerde.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ziynet

Yol gözümü dağlıyor.

Yaradılış gayesi