Şakrak
Pıhtısı atmıştı jokeylerin damımızda. Kırkı çıkmadan duaları edilip helvası yenmiş, küskününü cihan düzenine yedirmiş ve yerdirmiş, ruhî doygunlukların içlerini bellemişti. Yıllar yıllar evveldi harmanî çılgınlığın duyumsandığı zamanlar. Ahrazlığım da sebeplendi bunlardan, buradan yoksunmak mı gocunduracak beni? Ey çehresi ay ve güneşle bezenmiş dağlar, duyun ki beni, bu helvası pişmeden kırka dayananlar duysun beni. Duyun beni -ki çokça duyulanlardan değilim- hahamların ve papazların arasında... Fakr-u zarurettendir hep, zaruretten.
Yorumlar
Yorum Gönder