Sükûn
Kuyuya düşmüş Yusuf'un sultanlığına tanık olmak bana da nasipmiş. Öyle büyük bir yumruydu ki boğazımdaki, yutmak imkansız sanırdım. Beni ve hikâyemi dinlemiş insanlar ise bugün yanımda değil, yanımdakiler ise hikâyeyi bilmiyor. Bir de kurttan dinlemek lazım elbette ama bu sofrada herkes kurt ve herkes aç biilaç. Toprak yoluna baktı, ben de öyle, benden bir sonraki herif için bir kadın hazırladım, pişman mıyım? Yaşanan onca şeyin ardından pişmanlık 6 yılı devirmekle oluyorsa kafandakiyle, olan olmuş ve biten bitmişse bile evet, pişmanım.
Ama sorarsan ben yine pişman değilim, tecrübelerim yediğim kazıkların bileşke kuvvetiyken ben kimim de pişmanlık yaşayacağım? Kadınlar yalnız kalmaya dayanamayan, tek eşli varlıklardır. Oysa bizler, alçak şehir yerlileri, mitozca sevişmeyi de iyi biliriz. Yekinliğim sarhoşluğuyla eş değildi pek tabii, bir işe yaramazdı eve yalpalayışları ben berjerde gazetemi okurken. Toprak'a vedayı aylar evvelden ettim, sanki bir şey beni ve yeğince sabit ruhumu tuttu da öte diyarlarda cennetlere aparıverdi. Sessizlikte kalmaya yemin ettikçe kışkırdı yüreğimin apansız hırıltıları, ciğerlerim her gün daha fazla dumana ev sahipliği etti. Ben bir hülya peşindeyim şimdi, hülyam en derin okyanusların dibinde, en yekçe serzenişlerin içinde...
Yorumlar
Yorum Gönder