Pergamon II
Karışmıyor bana yokluğun bundan kelli. Rahmetini ise beklemiyorum böylece ben doğumlarda, rıhtımlarımda martılar ağırlıyorum. Çünkü bu yarpuz kokusu köyümün, bir sözümle beni ve adımı mıh gibi yadına kazıyan insanlar, samanlıkları hane sayar bir bekleyişle huzursuzluğun yayıldığı köşeleri gözlüyorlar. Ben kireç kokusu, çobanın çalıyırtanlarıyla gezdiği tarlalar ve yüzü olmayan köy ahalisiyle dertleşiyorum.
Mahmut'un suyu, suyunun suyunun suyu fakat insanlar bilir mahlâsımı. Bir kasaba camiinin avlusunda içtiğim buz gibi dağ suları çekip çevirdi beni yolumdan, dişleri gevrekleşmiş bir adamın peşinde gittim, topukları paramparça kadınlar su verdi bana, dört tekeri dört gözümle, inancım ve hakikat saydığım içtenliğimle bekledim. Evim, yurdum, gitmeyesimin geldiği bu yerde yandı ateş bir zamanlar, ölüm ise giremedi kapısından 'klepion tapınağının...
Yorumlar
Yorum Gönder